Bozcaada

Bozcaada koylar

İstanbul’dan çıkıp Bozcaada’ya gidebilmek için öncesinde yaklaşık olarak 7 saat civarı bir karayolu yolculuğu gerekiyor. Biz de geceden yollara düştük ve sabahın ilk saatlerinde Bozcaada vapuruna binmek için Geyikli iskelesindeydik. Geyikli şirin bir köy özellikle Eyvah Eyvah filminden sonra adını daha çok duyduğumuz bir Ege kasabası. Ege bölgesindeki bu kasabalarda dolaştığımda hayata kısa bir ara verip burada bir kaç hafta geçiresim geliyor her defasında. Vapur saatine kadar deniz kıyısında bir yerde oturup atıştırmalık kahvaltı yapıyoruz. Ne de olsa ada’ya gelmişken balık yemeliyim diye düşünüp daha sabahtan öğlen yemeğini düşünmeye başlamıştım.

Geyikli iskelesinde vapur beklerken Bozcaada çok net bir şekilde gözlemleniyor. Uzaktan gördüğümüzde boşuna Bozcaada denmemiş adını boz olmasından almış diyebiliyoruz rahat bir şekilde. Arabalı vapurda Bozcaada’ya geçiyoruz. Bozcaada kalesi ve Bozcaada evleri bizi karşılıyor.

Ayazma Plajı’nda Deniz Mükemmel ama Çok Soğuk

Öncelikle güneşten ve denizden faydalanmak için fazla vakit kaybetmeden Ayazma plajına doğru yola koyuluyoruz. Ayazma plajınının denizi çok güzel zaten kalabalıktan da anlaşılıyor. Deniz suyu inanılmaz soğuk ama deniz o kadar güzel ki suyun soğukluğunu hiç düşünmeden atlıyoruz. Biz Ağustos ayında gitmiştik. Düşünün ona rağmen çok soğuk. Diğer mevsimlerde ki durumu buna göre planlayabilirsiniz.

Ayazma plajında yüzüp ardından biraz dinlendikten sonra plajın hemen üst tarafında bulunan  lokanta Vahit’in yerine gidiyoruz. Bozcaada’ya adım attığım saatten itibaren hayalini kurduğum balık ve salatayı yiyoruz burada.

Güneş’in etkisi biraz azaldıktan sonra Bozcaada’nın meşhur rüzgar güllerinin ve Polente Feneri’nin olduğu bölgeye doğru yola çıkıyoruz. Ada içerisinde 17 adet rüzgar gülü bulunuyormuş ve adanın ihtiyacının 30 katı elektrik sağlıyormuş. İhtiyaç fazlası olan elektrik ise anakaraya gönderiliyormuş. Ada gelirlerinin %60’nı turizm sayesinde elde ediyormuş. Geri kalan bölüm ise şarapçılık, tarımcılık ve balıkçılık ile geçimini sağlamaktaymış. Şehir merkezinde turizm’in yansımasını çok rahat gözlemleyebiliyoruz. Şehir merkezi butik otellerden oluşuyor. hatta Bozcaada’da yerlileri odalarını kiraya veriyor, evlerin camlarında bu tarz ilanlar görebiliyoruz.

Bozcaada iklim nedeniyle yazları canlanan bir bölge, diğer sezonlarda adada yaşayan kişi sayısı 1000 civarında. Bozcaada’da bugün yaşayan toplam 14 rum kalmış bu sebeple şu anda ada içerisinde aktif olan bir kilise bulunuyor. Kilise papazı Gökçeada ile Bozcaada iki adaya bakacak şekilde çalışıyor.

Ada içerisinde üzüm üretimi ve şarap fabrikaları bulunuyor. Bozcaada seyahattinin olmazsa olmazlarından birisi şarap tadım aktivitesidir. Tadım merkezlerine uğrayıp şarapları denemenizi de tavsiye ederim.

Bozcaada Temmuz ayı içerisinde yelken yarışları, Ağustos ayı başında Ayazma Şenlikleri ve Eylül ayında ise Bağ Bozumu şenliklerine ev sahipliği yapıyor. Şenlik dönemlerinde ada ziyaretleri iyice artıyor ve ada hayatı daha hareketli bir hal alıyor.

Sonuç olarak, benim gibi İstanbul’da yaşayanlar için bir günlük izin almalı uzun haftasonu için çok keyifli bir destinasyon.

Leave a Reply

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.